Nami: Trump’la başlayan yeni süreçte bize düşen, bizi dünyaya doğru anlatabilecek bir liderle yola devam etmektir
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Mağusa İlçesi tarafından düzenlenen "Mağusalı Sohbetler" etkinliği, kısa bir aradan sonra yeniden başladı. Yeni ilçe yönetiminin oluşmasının ardından gerçekleştirilen ilk söyleşinin konuğu, eski Dış İşleri Bakanı ve eski müzakereci Özdil Nami oldu. "Kıbrıs Sorunu ve Cenevre Zirvesi'nden Beklentiler" başlığıyla düzenlenen etkinliğin moderatörlüğünü CTP Mağusa İlçe Sekreteri Hüseyin Aranır yaparken, etkinliğe Gazimağusa Belediye Başkanı Dr. Süleyman Uluçay, milletvekilleri Teberrüken Uluçay, Erkut Şahali ve Şifa Çolakoğlu, CTP Gençlik Örgütü Mağusa İlçesi Başkanı Enver Görkey ile ilçe yöneticileri katıldı.
Cenevre Zirvesi'nden beklentiler
Söyleşide konuşan Özdil Nami, Türkiye Cumhuriyeti'nin federasyon isteği konusunda somut bir gösterge olmadığını belirtti. Nami, Türkiye ve Ersin Tatar'ın Cenevre Zirvesi'ni iki devletli çözüm mesajı vermek için bir fırsat olarak gördüğünü, Rum tarafının ise BM zemininde hareket ettiklerini göstermek için zirveye katıldığını ifade etti. Tarafların birbirini suçlama noktasında hareket ettiğini belirten Nami, bu nedenle zirveden fazla bir beklenti olmadığını vurguladı. BM'nin Siyasi İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Rosemary DiCarlo'nun Kıbrıs ziyaretine de değinen Nami, DiCarlo'nun somut bir sonuç alamadan adadan ayrıldığını ifade etti. Nami, "Müzakereler yok ama müzakereciler bir araya gelmeye devam ediyor. Ancak sonuç alınamıyor. BM, Cenevre'de başarısızlığa uğramamak için en azından küçük de olsa bir başarı elde etmek istiyor. Ancak mevcut durumda herkes oldukça karamsar," dedi.
Güney Kıbrıs'a baskı ortamı yok
Nami, Güney Kıbrıs'ın Kıbrıs sorununun çözümü için uluslararası bir baskı ortamından uzak olduğuna dikkat çekti. Bu nedenle Cenevre Zirvesi'nden kayda değer bir çıkış beklenmediğini söyleyen Nami, Tatar'ın da "Türkiye'den aldığım yönlendirmeler çerçevesinde adım atacağım" dediğini belirtti. Nami, ABD Başkanı Donald Trump’ın ana politikasının "önce Amerika" olduğunu, Avrupa Birliği’ne ayar verme pozisyonunda olduğunu ve hatta Trump'ın AB'nin dağılmasını isteyen bir yaklaşım sergilediğini belirtti. Bu nedenle, Trump’ın Kıbrıs konusunda ne yapacağına dair kimsenin kesin bir şey söyleyemeyeceğini ifade etti. Nami, Trump’la birlikte dünyada ve bölgemizde yeni bir sürecin başladığını vurgulayarak, bu süreç hakkında ne olacağını konuşmanın çok erken olduğunu söyledi. Özdil Nami, Kıbrıs sorununun çözümü için bir birçok unsurun bir araya gelmesi gerektiğini, bize düşenin dünyaya bizi doğru anlatabilecek lideri seçmek ve dünyadan da destek alabilecek politikalara destek vermek olduğunu vurguladı. Söyleşi, katılımcılardan gelen soruların cevaplanmasıyla sona erdi. "Mağusalı Sohbetler" etkinliklerinin ilerleyen dönemlerde farklı konuklarla devam edeceği bildirildi.